Makalenin Detayı

Bir Yanımız Hep Yerli Kalır!


Yaşadığımız ilk yerleşimler olan köyden/kentten ayrılma, savaşların yarattığı göçler dışında, iş, okul, askerlik, hapislik, evlilik vb. nedenlerle olur.  

Kapitalizmin çarpık ve dengesiz gelişimi, nispeten hızlı ekonomik ve sosyal dönüşüm yaratır. 

Bu dönüşüm nüfusun büyük çoğunluğunu, iş, ekmek ve gelecek için göçe zorlar. 

Zorunlu göç olgusu, emeğiyle geçinmek zorunda olan insanları, doğduğu, büyüdüğü ve bir miktar da okuduğu yerlerden ayrılmak zorunda bırakır. 

Köylerden/kentlerden zorunlu ayrılıklar, iş ve aş peşinde koşmak zorunda olan çalışan sınıflar için aynı zamanda bir yaşam kavgasıdır. 

Gidilen büyük kentlerde her şeye sıfırdan başlanır, yeni hayat bin bir zorlukla kurulurken, o eski güzel günler asla unutulmaz. 

Doğduğumuz, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz, havasını aldığımız memleket içimizde saklı kalır.  

Eski güzel günlerin özlemi yüreğimizde sönmeyen bir ateş gibidir.  

Bu nedenle ömür boyu bir yanımız hep “ yerli” kalır. 

Memleket özlemi çoğu kez, “Bizim oralarda… Ben küçükken” gibi girizgahlarla anlatılır. 

Her fırsatta, o güzel günlerin damakta kalan tadı hatırlanır ve bunları anlatmaktan zevk alınır. 

Eski günleri hatırlamak ve anlatmak sanki “öze dönüş” gibidir!..

 

 

Okunma 50
Eklenme Tarihi 13 May 2026