Makalenin Detayı
Savaş, Göç ve Mültecilik
20.yüzyılda Birinci ve İkinci Dünya Emperyalist Paylaşım Savaşları ile Soğuk Savaş’ın ardından yeni devletlerin kurulması süreci, milyonlarca insanı yerinden ve yurdundan etti.
Ermenilerin Osmanlı topraklarından sürülmesi ve kıyımı, Yahudilerin Filistin’e
göçü ve burayı kutsal topraklar ilan ederek Filistinlileri sürmesi ve
katletmesi, Hindistan ile Pakistan’ın ayrılmasının yarattığı Hindu-Müslüman çatışması
ve göçü, Afrika’daki göçler ve
katliamlar…
21.yüzyıla girerken bölgesel savaşların yarattığı Bosna ve Kosova’daki
etnik çatışmalar, Ruanda soykırımı, Irak’ta Saddam’ın zulmünden kaçan Kürtlerin, Şii
Arapların mülteci akını, Filistin’de ve Gazze’de hala dev am eden soykırım…
Filistin, Afganistan, Sudan, Somali, Myanmar, Irak, Suriye, Libya gibi ülkelerdeki
daha derin mülteci sorunları, günümüzün en dramatik siyasal ve toplumsal
olgularıdır.
Ülkelerindeki savaşlar, insan hakları ihlalleri, çatışmalar, iç
karışıklıklar ve zorlu yaşam şartlarından kaçan insan sayısı resmi verilere
göre Nisan 2025’de 122 milyona ulaştı.
Kimileri tüm riskleri göze alarak gelişmiş ülkelere ulaşmak isterken
denizlerde ölüm-kalım mücadelesi veriyor, kimileri de yasa dışı yollardan
kaçmaya çalışırken insan tacirlerinin ya da organ mafyalarının eline düşüyor.
Son yıllarda Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Myanmar ve Somali dünyanın
en fazla mülteci veren beş ülkesi konumunda.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği raporlarına göre mültecilerin yüzde
50’den fazlasını 18 yaş altı çocuklar oluşturuyor.
İnsanlık tarihi boyunca halkları baskı altına alanlar, ezenler,
sömürenler, katledenler, bölenler daima egemen uluslar ve devletler olmuştur.
Tarihteki bütün egemen devletler ile kapitalist çağın emperyalist
devletleri, ekonomik, siyasal ve askeri çıkarları için halkların etnik,
kültürel ve inançsal farklılıklarını körükleyerek suni bölünmeler ve ayrılıklar
yaratmıştır.
Savaşlar, kapitalizmin ve emperyalizmin barbarlığından kaynaklanmaktadır.
Sömürü, baskı ve tahakküm altındaki halklar masumdur.
Bütün halklar için ölüm, açlık, yoksulluk, sefalet ve zorunlu göçler
demek olan savaşlar kabul edilmez!
Okunma 27
Eklenme Tarihi 25 Nis 2026Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz!
Yorum yazmak için lütfen üye girişi yapınız.
Türkiye’nin Liyakat Sorunu
20 May 2026
Bir Yanımız Hep Yerli Kalır!
13 May 2026
Türk militarizminin kaynağı
02 May 2026
Savaş, Göç ve Mültecilik
25 Nis 2026
Okul Saldırıları
18 Nis 2026
Arkadaşlık ve Yoldaşlık
11 Nis 2026
Militarizm ve Savaş
04 Nis 2026
Her türlü savaşa karşı çıkılır mı?
28 Mar 2026
Savaş ve savaş kültürü
21 Mar 2026
Sanat nedir ve sanatçı kimdir?
14 Mar 2026
Popüler Kültürün Kölesi Olmayın!
07 Mar 2026
Necati Tosuner’den Aforizmalar
28 Şub 2026
Başımız Sağ Olsun Develi!
25 Şub 2026
Emperyalizm ve Küresel Kültür
21 Şub 2026
Kültürel Kimlik ve Dil
14 Şub 2026
Kültür ve Kültürel Faaliyet nedir?
07 Şub 2026
Künyeli Hasan
01 Şub 2026
“Bizim huyumuz böyle/Memleket meselesi düşünürüz hep…”
24 Oca 2026
Nevzat Üstün’ü Nasıl Bilirdiniz?
17 Oca 2026