Makalenin Detayı

Emperyalizm ve Küresel Kültür


 

Emperyalizm, sadece bir ekonomik ve askeri kontrol sistemi ve sömürü sistemi olarak görülmemelidir.

Kültürel egemenlik, herhangi bir küresel sömürü sisteminin devam ettirilmesinin ayrılmaz bir unsudur. 

Sömürge ve yarı bağımlı ülkelerde uygulanan kültür emperyalizmi, ezilenlerin değer, davranış yerleşik gelenek ve kimliklerini emperyal sınıfların çıkarlarını savunacak şekilde düzenlemektedir. 

Küreselleşmenin çok yönlü egemenlik ve bağımlılık ilişkilerinde, “Bütün dünya bir pazar ve dünya insanları da müşteri” olarak düşünülmektedir. 

Müşteri profilleri birbirine benzeştirilerek bir uluslararası standartizasyon yaratılmaktadır. Bu yüzden gözlerimiz sürekli dışarıda, herkes ne yapıyorsa ben de aynısını yapayım diye bakıyoruz. 

Son moda olan ayakkabıyı, çantayı, takıyı, telefonu, elbiseyi almaya yetişirken nefes nefese kalıyoruz çünkü hemen almalıyız, son moda olan yenileri çıkana kadar. 

Böylelikle zengin ülkelerin daha zengin, yoksul ülkelerin daha yoksul olduğu bir dünya düzenine hizmet edilmektedir.   

Türkiye’de 1980’li yıllarla birlikte, yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, seyrettiğimiz, okuduğumuz vb. her şeyin yerli olmaktan çıkması, batı kültürünün ve yaşam tarzının her yerde egemen olmaya başlaması anlamına gelmektedir.   

Sosyal medya ise insanları popüler kültürün kölesi yapmaktadır. 

Türkiye ve benzeri ülkelerde, “Batı türü tüketici kültürünün” ve bunun bir yansıması olan “Batı tipi yaşam” tarzının egemen kılınmasından başka bir şey değildir. 

Küresel kültürün etkisi günümüzde yalnızca eğlenceyle sınırlı kalmayıp bireylerin düşünce yapısını, yaşam tarzını ve değer yargılarını da şekillendirmektedir. 

Özellikle kitle iletişim araçlarından televizyon, evi işgal etmiş ve “dışarıdan” ve “yukarıdan” olduğu kadar, “içeriden” ve “aşağıdan” da çalışmaktadır. 

Çağdaş kültürel sömürgeciliğin kapsamı küresel, siyasal ve toplumsal etkisi tektipleştiricidir. 

Evrensellik kisvesine bürünmesi ise, emperyal iktidarın amaç ve çıkarlarının anlaşılmasını gizlemektir.   

Okunma 55
Eklenme Tarihi 21 Şub 2026