Makalenin Detayı
Türkiye’nin Liyakat Sorunu
Liyakat, bir kişinin üstleneceği göreve,
işe veya makama uygunluğu, yetkinliği ve ehliyetini ifade eder. Bir işin en iyi
şekilde yapılabilmesi için gereken bilgiye, beceriye ve tecrübeye sahip olma
durumudur.
Liyakat dar anlamda; işin gerektirdiği nitelikler itibariyle işe en
uygun kişinin seçilmesi olarak tanımlanır. Geniş anlamda ise, işe alım, atama,
terfi ve göreve son vermenin eğitim, deneyim, bilgi, beceri, başarı, görgü,
kültür, yetenek doğrultusunda yapılması şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu bakımdan liyakat, göreve ya da mevkiye torpil veya kayırmacılıkla
değil, bilgi, yetenek ve hak ederek gelmeyi, yani işin ehil olmasını
gerektirir.
Liyakat, kurumlarda liyakat sisteminin olması, yükselme ve değerlendirme
süreçlerinin kişisel ilişkilere değil, performansa, eğitime ve beceriye
dayanmasını gerektirir.
Liyakat bir unvana veya ödüle fiziksel, ahlaki veya mesleki olarak “layık”
olma, yani hak etme durumudur.
Demokratik bir düzende liyakat sistemi geçerlidir. Hizmete alınmada
görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilmez.
Bütün atama ve yükseltmelerin geçerli ve güvenilir bir yarışma sınavına
ya da objektif diğer kriterlere dayalı yapılır.
Bu bağlamda liyakat sistemi, ilgili hizmete en uygun kişinin alınmasının
söz konusu olduğu, adil ve eşit bir uygulamayı gerekli kılar.
Liyakat ihlali veya liyakatsizlik, liyakat ilkesinin yok sayılmasıdır.
Liyakat ilkesi yasalarda, Anayasada, Devlet Memurları Yasası’nda ve stratejik
planlarda yer almasına rağmen iktidar partileri tarafından sürekli olarak ihlal
edilmektedir.
Liyakat sistemi. kamu hizmetlerinde ve kamu kuruluşlarında göreve
alınacak kişilerin işe alınmasında yeterliliklerini dikkate alan, yani göreve
alınmaya layık olanların alınmasını temel şart olarak arayan bir sistemi ifade
etmektedir.
Liyakat, devlet kadrolarına gerekli nitelik ve yeteneklere sahip en
yeterli kişilerin alınmasını gerektirmektedir.
Ancak devlet memurluklarına girilmesi ve çalışırken bütün işlemlerde iktidardaki
siyasi partilerin keyfi ve kişisel takdirleri geçerlidir.
Türkiye’de liyakat sadece teoride ve söylemde kalmakta, uygulamada
geçerli olmamaktadır.
Bu nedenle başka partilerin oylarıyla seçilen Belediye başkanları ve
Milletvekillerinin parti değiştirmeleri liyakatin ötesinde bir politik etik
sorun haline gelmiştir.
Okunma 30
Eklenme Tarihi 20 May 2026Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz!
Yorum yazmak için lütfen üye girişi yapınız.
Türkiye’nin Liyakat Sorunu
20 May 2026
Bir Yanımız Hep Yerli Kalır!
13 May 2026
Türk militarizminin kaynağı
02 May 2026
Savaş, Göç ve Mültecilik
25 Nis 2026
Okul Saldırıları
18 Nis 2026
Arkadaşlık ve Yoldaşlık
11 Nis 2026
Militarizm ve Savaş
04 Nis 2026
Her türlü savaşa karşı çıkılır mı?
28 Mar 2026
Savaş ve savaş kültürü
21 Mar 2026
Sanat nedir ve sanatçı kimdir?
14 Mar 2026
Popüler Kültürün Kölesi Olmayın!
07 Mar 2026
Necati Tosuner’den Aforizmalar
28 Şub 2026
Başımız Sağ Olsun Develi!
25 Şub 2026
Emperyalizm ve Küresel Kültür
21 Şub 2026
Kültürel Kimlik ve Dil
14 Şub 2026
Kültür ve Kültürel Faaliyet nedir?
07 Şub 2026
Künyeli Hasan
01 Şub 2026
“Bizim huyumuz böyle/Memleket meselesi düşünürüz hep…”
24 Oca 2026
Nevzat Üstün’ü Nasıl Bilirdiniz?
17 Oca 2026